Doğumun, gebeliğin 37. haftasından önce başlaması, erken doğum olarak kabul edilmektedir. Erken doğum belirtileri arasında suyun gelmesi, vajinal kanama, doğum sancısı, sırt ağrısı ve bel ağrısı gibi belirtiler bulunmaktadır. Erken doğum belirtileriniz varsa bir an önce doktorunuzla iletişime geçmeniz ve tıbbi yardım almanız gerekir.
Erken Doğum Nedir?
Normal bir gebelik yaklaşık 40 hafta sürmektedir. Gebeliğin 37. haftasından önce gerçekleşen doğumlar ise erken doğum olarak kabul edilmektedir.
Erken doğum, bebeğin rahimde daha fazla gelişmesini ve büyümesini engelleyen bir olaydır. Bu nedenle erken doğumu engellemek için annenin yatak istirahati yapması, damar yoluyla sıvı alması ve rahminin kasılmayı bırakması için bazı ilaçlar kullanması gerekebilir.
Erken doğum mecburi durumlardan dolayı başlatılabilir ve fetüsün rahimdeki gelişimini tamamlayamadan doğması gerekebilir. Doğumun suni olarak erken başlatılması, preeklampsi veya fetüste gelişim kısıtlılığı olması gibi durumlarda gerekli olabilir.
Erken Doğum Belirtileri Nelerdir?

Erken doğum belirtilerini bilmek, doğumun erken başlaması durumunda bir an önce harekete geçmek konusunda önemlidir. Bu nedenle aşağıdaki belirtileri yaşamanız ve bu belirtilerin bir saat boyunca devam etmesi veya ağrının şiddetli ve devamlı olması halinde bir an önce doktorunuza haber vermelisiniz:
- Bir saat içinde dört veya daha fazla sayıda sancı gelmesi ve bunların pozisyon değiştirmeye rağmen geçmemesi
- Sırtta sürekli ağrı veya arada gelip giden ağrı
- Karında gaz ağrısına benzer ağrı
- Pelvis ya da vajinada baskı hissi
- Adet sancısına benzer ağrılar
- Vajinal akıntının artması veya mukus benzeri akıntı
- Vajinadan sıvı gelmesi
- Vajinal kanama
- Mide bulantısı ve kusma
- Fetüsün hareketlerinde azalma (fetüsün bir saat içinde en az altı kez hareket ettiğinin hissedilmesi gerekir)
Sancılarınızın doğumdan mı kaynaklandığını ya da Braxton Hicks kasılmaları mı olduğunu anlamanız önemlidir. Doğum sancıları gittikçe artan sıklıktadır, daha acı vericidir ve pozisyon değiştirildiğinde geçmemektedir. Braxton Hicks kasılmalarının şiddeti ise genelde zamanla azalmaktadır ve pozisyon değiştirilmesiyle geçmektedir. Sancılarınızın gerçek doğum sancısı mı yoksa Braxton Hicks kasılmaları mı olduğunu ayırt edemiyorsanız, doktorunuzla iletişime geçmeniz önemlidir.
Erken Doğum Risk Faktörleri

Erken doğum her kadının başına gelebilecek bir şey olmakla birlikte bazı faktörlerin erken doğum riskini arttırabileceği düşünülmektedir:
- Daha önce erken doğum yapmış olmak
- Çoğul gebelik
- Rahim ağzı yetmezliği
- Rahim veya plasentayla ilgili sorunlar
- Sigara kullanımı
- Bazı enfeksiyonlar
- Yüksek tansiyon ve diyabet gibi bazı sağlık sorunları
- Stresli olaylar
- Amniyon sıvısının çok fazla olması
- Gebelik sırasında vajinal kanama
- Fetüste doğum kusuru olması
- Gebeliklerin arasında 12 aydan az veya 59 aydan fazla zaman olması
- Annenin yaşı
Erken Doğum Engellenir mi?

Erken doğumu engellemek mümkün olmayabilir. Bununla birlikte gebeliğiniz boyunca bazı şeylere dikkat ederek erken doğum riskinizi azaltmanız mümkün olabilir:
- Doktor ziyaretlerinizi aksatmayın. Doğum öncesi doktor ziyaretlerinize gitmeniz, hem sizin sağlığınız hem de bebeğinizin sağlığı açısından çok önemlidir. Doktor ziyaretlerinizde gebeliğinizde yaşadığınız sorunlar varsa bunlarda bahsedebilirsiniz. Aynı zamanda daha önce erken doğum yaptıysanız veya erken doğum belirtileriniz varsa doktorunuzu daha sık ziyaret etmeniz gerekebilir.
- Sağlıklı beslenin. Sağlıklı bir gebelik için sağlıklı ve dengeli beslenmek önemlidir. Özellikle tekli doymamış yağlar açısından zengin bir beslenme düzeninin, erken doğum riskini azaltmada yardımcı olabileceği düşünülmektedir.
- Kötü alışkanlıklardan uzak durun. Sigara içiyorsanız bırakın. Sigarayı bırakamıyorsanız, doktorunuza danışarak nasıl bırakabileceğinizi öğrenebilirsiniz.
- Gebelikleriniz arasındaki süreye dikkat edin. Gebelikler arasında 6 aydan az veya 59 aydan fazla olmasının, erken doğum bakımından riskli olduğunu gösteren araştırmalar bulunmaktadır.
- Kronik hastalıklarınızı kontrol altında tutun. Diyabet, yüksek tansiyon ve obezite gibi sağlık sorunları, erken doğum riskini arttırabileceği için bu sorunları gebeliğiniz boyunca kontrol altında tutmanız önemlidir.
Doktorunuz, erken doğum riskinizin fazla olduğunu düşünüyorsa bu riski azaltmanız için başka önlemler almanızı da tavsiye edebilir.
Erken Doğum Komplikasyonları
Erken doğan bebeklerin hepsinde komplikasyon görülmemekle birlikte erken doğum bebeklerde kısa süreli ve uzun süreli sağlık sorunlarına neden olabilmektedir. Bebek ne kadar erken doğarsa komplikasyon riski o kadar yüksek olacaktır. Doğum ağırlığı da komplikasyon riskini etkileyen faktörlerden bir tanesidir.
Erken doğum nedeniyle kısa dönemde görülebilen komplikasyonlardan bazıları şu şekildedir:
Solunum sorunları
Bebeğin solunum sistemi yeterince olgunlaşamadıysa respiratuar distres sendromu görülebilir ve bebeğin akciğerlerinin yeteri kadar genişleyip daralamamasına neden olabilir. Erken doğan bebeklerde aynı zamanda solunumda uzun duraksamalara rastlanabilir.
Kalp sorunları
Erken doğan bebeklerde en sık görülen kalp sorunları patent duktus arteriosus (PDA) ve düşük tansiyon olmaktadır. PDA genelde kendi kendine geçmekle birlikte tedavi edilmediğinde ciddi sorunlara neden olabilmektedir. Düşük tansiyon ise genelde damar yoluyla sıvı verilmesi ve ilaçlarla tedavi edilmektedir.
Beyin sorunları
Bebek ne kadar erken doğarsa beyinde kanama görülme riski o kadar fazladır. Kanamalar genelde hafiftir ve kısa vadede kendi kendine geçmektedir.
Vücut sıcaklığını kontrol etmeyle ilgili sorunlar
Erken doğan bebeklerde vücut sıcaklığının kaybı kolay olabilir. Bu da hipotermiye neden olarak solunumda ve kan şekeri seviyelerinde sorunlara neden olabilir. Bu nedenle erken doğan bebeklerin bir kısmı inkübatöre alınmakta ve vücut sıcaklıklarını korumalarına yardımcı olunmaktadır.
Mide-bağırsak sorunları
Erken doğan bebeklerde mide-bağırsak sorunları olabilir. Bu sorunlar genelde bebeğin yalnızca anne sütüyle beslenmesi halinde daha az görülmektedir.
Kan sorunları
Erken doğan bebekler, kansızlık ve yenidoğan sarılığı ile karşılaşabilir.
Metabolizma sorunları
Erken doğan bebeklerin bazılarında düşük kan şekeri seviyeleri gibi metabolizma sorunlarına rastlanabilir. Bu durum genelde erken doğan bebeklerde daha az glikoz depolanabilmesinden ve glikozun daha aktif formlarına dönüştürülmesinin zor olmasından kaynaklanmaktadır.
Bağışıklık sistemi sorunları
Bağışıklık sisteminin yeteri kadar gelişmemesi, bebekte enfeksiyon riskinin artmasına neden olabilir.
Erken doğum nedeniyle uzun dönemde görülebilen komplikasyonlardan bazıları ise şu şekildedir:
Serebral palsi
Serebral palsi, hareketlerle, kas tonusuyla veya vücut duruşuyla ilgili bir bozukluktur. Serebral palsinin nedenleri arasında enfeksiyon, kan akışının yetersiz olması ve yaralanma gibi faktörler bulunmaktadır.
Öğrenme güçlüğü
Erken doğan bebeklerde gelişimsel süreçlerde gecikmeler olabilir. Okul çağına gelindiğinde öğrenme zorlukları ile karşılaşmak mümkündür.
Görme sorunları
Erken doğan bebeklerde prematüre retinopatisi görülebilir. Bazense retinanın gözün arkasından çekilmesiyle retina dekolmanı oluşabilir.
Duyma sorunları
Erken doğan bebeklerde duyma sorunları yaşama riski daha yüksek olabilir. Bu nedenle bebeğin eve gitmeden önce duyma sorunu olup olmadığı kontrol edilmelidir.
Diş sorunları
Erken doğan bebeklerin bazılarında diş erüpsiyonu, diş renginin bozulması ve dişlerin yalnız hizalanması gibi diş sorunları görülebilir.
Davranışsal ve psikolojik sorunlar
Erken doğan bebeklerin ilerleyen dönemlerde davranışsal veya psikolojik sorunlara sahip olma olasılığı daha yüksek olabilir.
Kronik sağlık sorunları
Erken doğan bebeklerde enfeksiyonlar, astım ve beslenme sorunları görülebilir ve bu sorunlar devam edebilir. Ayrıca ani bebek ölümü sendromu riskinin de daha yüksek olduğu söylenebilir.
Erken Doğum Nasıl Belli Olur?

Doğumun erken başlayıp başlamadığının anlaşılması için annenin yaşadığı belirtileri doktoruna anlatması gerekir. Gebeliğin 37. haftasından önce rahim düzenli olarak kasılmaya ve rahim ağzı açılmaya başladıysa erken doğumun gerçekleşme ihtimali yüksektir.
Erken doğumun tespit edilmesi için kullanılan test ve prosedürlerden bazıları şu şekildedir:
- Pelvik muayene: Pelvik muayene ile rahim ve bebeğin pozisyonu kontrol edilebilir. Henüz su gelmediyse ve plasentanın rahim ağzını kapatmış olabileceği düşünülüyorsa pelvik muayeneyle rahim ağzı da kontrol edilebilir.
- Ultrason: Transvajinal ultrason ile rahim ağzının açıklığı ölçülebilir. Ultrason aynı zamanda bebek veya plasentayla ilgili sorunlar olup olmadığını anlamak için de kullanılabilir.
- Test: Vajinadan sıvı örneği alınarak enfeksiyon olup olmadığına bakılabilir. Bazı bakterilerin kontrol edilmesi için idrar tahlili yapmak da gerekebilir.
Erken Doğum Tedavisi
Doğum bir kez başladıktan sonra doğumu durdurmak mümkün değildir. Bununla birlikte erken doğumu engellemek için bazı ilaçlar kullanılabilmektedir:
Kortikosteroidler
Kortikosteroidler, bebeğin akciğerlerinin gelişimini desteklemek amacıyla kullanılabilir. Gebeliğin 23 ila 34. haftaları arasında doğum riskiniz artmışsa doktorunuz kortikosteroid kullanmanızı isteyebilir. 34 ila 37. haftalar arasında ise yalnızca steroid kullanımı yeterli olabilir.
Magnezyum sülfat
Gebeliği 24 ila 32. haftaları arasında doğum riski yüksekse magnezyum sülfat kullanımı gerekli olabilir. Bu sayede erken doğan bebeklerde beyinde hasar oluşma riski belli ölçüde engellenebilir.
Tokolitikler
Doğum sancılarının geçici olarak yavaşlatılması için tokolitik kullanımı gerekebilir. Tokolitikler, kortikosteroidlerden alınacak faydayı arttırmak veya erken doğum için başka bir hastaneye nakil gerekiyorsa doğumu kısa bir süreliğine geciktirmek için kullanılabilir.
Erken doğum riski nedeniyle hastaneye yatmanız gerekmediyse doktorunuzu daha sık aralıklarla ziyaret etmeniz gerekebilir. Bu sayede erken doğum belirtileri düzenli olarak kontrol edilebilir.
Erken doğumda bazen ilaç kullanımın yanı sıra cerrahi prosedürler de gerçekleştirilebilir. Rahim ağzı kısalığı nedeniyle erken doğum riski mevcutsa servikal serklaj ile rahim ağzı dikilebilir. Dikişler genelde gebeliğin 36. haftasından önce alınıyor olmakla birlikte bazı durumlarda daha erken alınmaları da gerekebilir.
Erken Doğumu Önlemek için Progesteron Kullanımı
Erken doğumu önlemek için bazen progesteron kullanımı da gerekli görülebilmektedir. Doktorunuz, erken doğum geçmişiniz olması halinde düzenli olarak progesteron iğnesi kullanmanızı isteyebilir. İkinci trimesterde başlayacağınız hormon enjeksiyonlarına 37. haftaya kadar devam etmeniz gerekebilir.
Progesteron bazen vajinal olarak da kullanılabilmektedir. Vajinal progesteron ile erken doğumu önlemek mümkün olabilir. Doktor muayeneleriniz sırasında rahim ağzı yetmezliği teşhisi almanız halinde de vajinal progesteron kullanmanız gerekebilir.
Erken doğum riski olan kadınlarda vajinal progesteronun, servikal serklaj gibi etkili olabileceği düşünülmektedir. Bu nedenle doktorunuz servikal serklaj yapmak yerine vajinal progesteron kullanmanızı yeterli görebilir.
Sonuç Olarak
Erken doğum, bebeğin olması gerekenden çok önce doğmasını ifade etmektedir. Doğum sancısı, vajinal akıntıda artış, kanama veya pelvik ağrı gibi belirtileriniz olması halinde doktorunuza bir an önce haber vermeniz önemlidir. Erken doğum, bebek açısından bazı komplikasyonlara neden olabileceği için erken doğumu engellemek adına gebeliğiniz boyunca sağlıklı bir yaşam tarzı benimsemeniz ve sağlık sorunlarınız varsa bunları kontrol altına almanız önemlidir.






